CHP Grubu, RTÜK tarafından televizyon kanallarına verilen cezaya tepki göstermek için RTÜK binasının önünde toplandı. Gerçekleştirilen basın açıklamasında; CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut verilen cezalara tepkilerini sert bir şekilde dile getirdiler.
Başarır: ''Niye bu ülkeyi bu hale getiriyorsunuz?''
RTÜK'ün verdiği cezaları eleştiren CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, ''Bugün burada RTÜK'ün alışkanlık haline getirdiği uygulamalarından biri için, kara bir gün için buradayız. Bu kanalları muhalif kanal olarak gördüğü için cezalandırıyor. Aslında yanlış. Gerçek haber yapıyorlar, tarafsız haber yapıyorlar. Ben Beyaz TV'ye, CNN Türk'e çıkamıyorum ama bugün bir bakan benimle Halk TV'ye çıkmak istese gelip çok rahat yayın yapabilir. Muhalefeti susturmak, özgür yayınları tehdit etmek için çok ağır cezalar verildi. RTÜK, bu iktidar sadece kanalları karartmıyor. Üniversiteleri, gençleri karartıyor.'' ifadelerini kullandı.
''CHP'nin seçim arabası kaçırıldı!''
CHP'nin seçim aracının anahtarının bir polis tarafından alındığını ve aracı buraya getiremediklerini söyleyen Başarır, ''Buraya gelirken parti aracımızı otobüsümüzü buraya getiremedik. Bir polis kontak anahtarını aldı, başka birisine verdi. CHP'nin seçim arabası kaçırıldı. İnsanlar Halk TV'ye, Sözcü TV'ye çıkarken artık tedirgin oluyor, rahat konuşamıyor. Niye ülkeyi bu hale getiriyorsunuz? Biz bugün yurttaşlarımızla birlikte buraya geldik RTÜK'ü uyarıyoruz. Eğer bu uygulamalara devam ederseniz yarın buraya en az 100 bin vatandaşımızla geliriz.
Bu tehdit değil, bu anayasal hakkımız. Anayasa 34'ten doğan en temel hakkımız. O yüzden artık ülkeyi karartmayın. Kanalları, gazeteleri rahat bırakın. Çünkü bu kanallar halkın kanalları. 86 milyonun kanalı, herkesin değer verdiği yorumcular, gazeteciler burada konuşuyor. Biz kanalların sonuna kadar yanındayız. Halk da onların arkasında.'' dedi.
Emir: ''Bu kötülüğü söküp atana kadar demokrasi mücadelemize devam edeceğiz!''
Ali Mahir Başarır'ın ardından konuşan Murat Emir ise, demokrasi mücadelesinin devam edeceğine vurgu yaparak, ''Bugün Türkiye'de maalesef kendisini anayasaya bağlı hissetmeyen, anayasaya uymak zorunda hissetmeyen bir Cumhurbaşkanının yönetimindeyiz. Ağır bir otokratik rejime savruluyoruz. Ve o Cumhurbaşkanı anayasayı ve yasaları hiçe sayıyor. Talimatlandırdığı yargıçlarla, savcılarla ve bürokratlarla Türkiye'yi baskı altında tutabileceğini zannediyor. Cumhurbaşkanının atadığı kişi Ebubekir Şahin daha iki gün önce bir bildiri yayınladı. Benim dediğim gibi yayın yapmazsanız, alanları verirseniz, Özgür Özel'in mitinglerini yayınlarsanız ben size ceza keserim dedi. Hem de Türkiye'de artık düzen değişti, 3 cezayı birden keserim lisans iptali yaparım dedi.
Tehdit etti açıkça. Hangi yetkiyle yaptı bunu? Böyle bir yetkisi yok. Ne RTÜK yasasında var, ne de anayasada var hiçbir yerde yok. Bir tek kişiden aldı gücünü Cumhurbaşkanından. Vali; milletvekillerinin, bizlerin, vatandaşlarımızın, il örgütümüzün 300 metre arkada yolunu kesmiş, içeriye almıyor. Hangi yetkiyle olduğunu soruyoruz, cevap yok. Buraya gelmek için müzakereler yapmamız gerekti. Bu yapılanlar açıkça despotik rejimin işaretidir. Bunlar hukuksuzdur, bunlar haksızdır. Herkes sinsin, evinde otursun istiyorlar. Anayasal haklarını dahi kullansın istemiyorlar.
Bizim isyanımız bunadır. Halkımızın seçme seçilme hakkı var mı? Var. O zaman Ekrem İmamoğlu niye hapiste? Onun için alanlardayız. Toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkımız var mı? Var. İzin almak zorunda değiliz. O halde biz burada niye toplanamıyoruz? Niye engelliyorsunuz? Basının bizi ver me hakkı var mı? Var. Görevi de var. Ama bu görevi penguen medyası, yandaş medya hiçe sayıyor. İstiyorlar ki herkes penguen medya olsun, yandaş medya olsun. Özgür Özel milyonlara konuşsun ama bunlar başka bir dünyadan haber yapsınlar. Bir gün gelir o kanuna sizin de ihtiyacınız olur.
Hep birlikte alanlarda olmaya devam edeceğiz. Demokrasimize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Ekrem İmamoğlu'na milli iradeye onu seçen iradeye sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bizi çekecek bir tane kanal bir tane kamera kalmasa bile biz bir yolunu bulacağız. Bu kötülüğü bu topraklardan söküp atana kadar demokrasi mücadelemize devam edeceğiz.'' dedi.