Son Mühür/Gamze Eskiköy- Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, Çatalca Müftüsü Ahmet Mehmetalioğlu’nun sanatçı Volkan Konak'a yönelik sosyal medya paylaşımında kullandığı ifadeler nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak suç duyurusunda bulundu.
"Sahnede gebermiş"
Çatalca Müftüsü Ahmet Mehmetalioğlu, sahnede hayatını kaybeden sanatçı Volkan Konak için sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Sahnede gebermiş. Şimdi bize soracaklar; nasıl bilirdiniz? Cevabımız bu. Böyle bilirdik. Bizim için içen bizim için yanar da elbet” ifadelerini kullanmıştı.
“Sorumsuz şahıs daha önce de benzer provoksyon yaptı”
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu'nun yazılı açıklamasında, “Sorumsuz şahıs daha önce de benzer provokasyon yapmış, toplumun bir kesimini hedef alan ayrıştırıcı ve aşağılayıcı bir dil kullanmıştır. Din görevlilerinin hoşgörüyü, kardeşliği ve sevgiyi esas almaları gerekmektedir.
Bu şahıs en basit tabirle insani vasıfları bile taşımaktan aciz kendi karanlık düşüncelerinin esiri olmuştur. Sistematik biçimde toplumu tahrik etmeye çalışan, kamu düzenini ve toplumsal barışı doğrudan tehdit eden şahıs hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesinde düzenlenen ‘Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik’ ve 130. maddesinde düzenlenen ‘Kişinin Hatırasına Hakaret’ suçlarından cezalandırılması amacıyla suç duyurusunda bulunduk” ifadelerine yer verildi.
“Görevden alınmalı”
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:
“Artık, kişisel kin ve önyargılarını kamu görevine alet eden bu tür sorumsuzları kollayıp taltif etmeyi bırakın. Bu tür provokatif eylemlere göz yumulduğu sürece, bugün meydanlara sığmayan toplumsal öfke daha da artacak ve iktidarı hedef almaya devam edecek. Toplumun bir kesimini ‘düşman’ olarak kodlayan bu söylemler, sokaklardaki öfkenin ve adalet arayışının temel nedenlerinden birisidir. AK Parti bu tür fiillere bugüne kadar göz yumarak ve hatta destekleyerek halkın geniş kesimlerinin güvenini sarsmış; ayrıştırıcı politikalarıyla boyut kazanan bu sorumsuzluk, toplumsal barışı geri dönülmez bir şekilde tahrip etmiştir.
Diyanet İşleri Başkanlığı, hadsiz Müftü’yü derhal görevden almalı ve memuriyetten ihraç istemli olarak disipline sevk etmelidir. Müftü, çalıştığı kurumu toplumun bir kesiminin öfkesine maruz bırakmış ve 657 sayılı kanunun memuriyetten çıkarma gerekçeleri arasında yer alan ve 125-E/a hükmünde düzenlenen kurumun huzur, sükunu ve çalışma düzeni bozma fiilini ortaya koymuştur. Toplumun bir kesimine karşı kin ve nefret duygusunun dışavurumu olan fiiller, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirecek kadar ağırdır”