Son Mühür / Atakan Başpehlivan - "Zor günlerden geçiyoruz" diyerek söze başlayan Yücel, gelinen süreci özet olarak anlattı: "19 Mart’ta Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’na yönelik bir hukuk darbesi gerçekleşmiştir. 19 Mart, bu ülkede hukuk güvenliği açısından bir dönüm noktası olarak tarihe geçmiştir. Yüzbinler, 5 gündür Saraçhane’de toplanıyor ve İstanbul’un iradesinin gasp edilmesine karşı, özgürlüklerin gasp edilmesine karşı seslerini yükseltiyorlar. 4 kez yenildiği, bileğini bükemediği için talimatlı yargı mensuplarıyla o bükemediği bileği kırmaya kalkanlar, karşısında 86 milyonu buldular."
19 Mart hukuk darbesi tarihe kara bir leke olarak geçmiştir. Ancak 23 Mart önseçim sonuçlarımız da, dünya siyaset tarihine altın harflerle yazılmıştır.
"86 milyonun ilk seçimde seçeceği, geleceğin cumhurbaşkanımıza darbe girişiminde bulunmuşlar, 86 milyon sandıklara akın ederken, Türkiye onu seçerken onlar, sandıktan çıkan ismi, İmamoğlu’nu Silivri’ye göndermişlerdir" diyen Yücel sözlerini şöyle sürdürdü: "Ancak evdeki hesap çarşıya, saraydaki hesap da sokağa uymamıştır. Çünkü unuttukları bir şey var ki; Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir! Sadece Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu, bu hukuksuzluğu yapanların ellerinde tutsaktır, hapistedir. Ama irademiz meydanlardadır, çelik gibidir."
Biz 16 milyon İstanbullunun iradesine sahip çıkıyoruz
"Şunu herkes bilsin ki, biz 16 milyon İstanbullunun iradesine sahip çıkıyoruz."diyen CHP Sözcüsü Deniz Yücel; "Biz bu ülkeye kaybettirme değil, kazandırma niyetindeyiz. Kimse bizim kaostan beslendiğimizi, kaostan fayda umduğumuzu iddia etmesin. Biz hukuk istiyoruz, Biz demokrasi istiyoruz, Biz anayasal güvencelerin uygulanmasını istiyoruz. Ve kimse bize itidal çağrısı yapmasın, itidale karşı itidal çağrısı yapılmaz." diye konuştu ve sözlerinin devamında şunları kaydetti: "İtidal çağrısı yapılacaksa, demokrasiye sahip çıkan, yapılan haksızlığı, hukuksuzluğu, vicdansızlığı kabullenmeyen yüzbinlere, biber gazı sıkan, TOMA’lardan tazyikli su sıkan, gençlerimiz, gen kızlarımızı yerlerde tekmeleyen, sürükleyen, orantısız güç ve kuvvet kullananlara ve bunları yapmaları için kolluk kuvvetlerine kanunsuz emir ve talimat verenlere yapılmalıdır."
"Masak raporu tam bir facia"
Soruşturma kapsamında ortaya çıkan Masak raporu hakkında da konuşlan CHP sözcüsü Yücelşunları söyledi: "Yolsuzluk dosyasının dayanağı olarak sunulan MASAK raporu da tam bir facia... Ekrem başkan ve çalışma arkadaşlarına karşı uygulanan bu kötü senaryonun bir parçası… Bu senaryoyu yazan, yöneten ve sahneleyenlere hizmet etmek için yazılmış bir rapor. Ayın 10’unda bir uzman yardımcısı görevlendirilmiş, uzman bile değil. Rapor gözaltı kararından 3 gün önce tamamlanmış. Bu işi bilen kişilerin asla imza atmayacağı, tecrübeli isimlerin hazırlamaktan ve onaylamaktan imtina ettiği ve bu yüzden tek bir kişi tarafından imzalanmış bir rapor. Terör örgütüne yardım, yataklık suçlaması ise tam anlamıyla akıllara zarar. İktidarın Ekrem İmamoğlu’ndan ne kadar korktuğunun, zavallılığının ve acziyetinin bir göstergesi…
"Anayasal düzeni askıya alma girişimi"
"19 Mart’tan bu yana yaşananlar anayasal düzeni askıya alma girişimidir. Bugün bir savcı çıkıp AKP’ye “Anayasal düzene darbe yapmaktan” soruşturma açsa, bu soruşturma Ekrem İmamoğlu’na açılan soruşturmadan çok daha ciddi ve hukuki bir soruşturma olur." diyen sözcü Yücel, yaşananların hukuki sonuçları hakkında bilgi verdi.
"Camilere zarar verildiği koca bir yalan"
Saraçhane'de toplanan kalabalığın, Şehzadebaşı Camiine zarar veridği iddialarında da değinen sözcü Yücel, bu caminin bakımının bizzat İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldığı kaydetti. Deniz Yücel; "İstanbul Valisi Davut Gül, polise taş, havai fişek atıldığını iddia ederek, haklı tepkilerini gösteren milyonları kriminalize etmeye çalışmaktan geri durmuyor. Sokağa çıkan CHP olur da, iktidardan “cami yalanı” gelmez mi! Tabii ki gelir… Neymiş, camilere zarar verilmiş! Bakın camiler kutsalımızdır. O zarar verildiği iddia edilen caminin bakımı ve onarımı yıllardır İstanbul Büyükşehir Belediyesince yapılmaktadır." dedi ve yaşananlardan söz etti: "Yaşanan şudur: Güvenlik güçleri, Saraçhane’de toplanan, demokratik tepkisini gösteren gençleri, vatandaşlarımızı biber gazıyla ve tazyikli suyla süpürerek camiye sıkıştırmıştır. Kimse Şehzadebaşı camiine yada başka bir camiye zarar vermemiştir. "
"Artık “CHP camilere saldırıyor” yalanından medet ummaktan vazgeçin…"
Konuyla ilgili olarak sözlerine devam eden CHP sözcüsü ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel şunları kaydetti: "Sizin o zarar gördü diye bahsettiğiniz camiyi, uydurma iddialarla tutukladığınız Mahir Polat'ın ekibi onarıyor. Sokağa çıkmak anayasal bir haktır. Anayasal haklarını kullanan vatandaşlarımızı, bu şekilde korkutmaya, sindirmeye, kriminalize etmeye hakkınız yok!"
"Bir kişinin koltuk sevdası uğruna, milleti daha da yoksullaştırdılar…"
"Tek bir kişinin koltuk sevdası ve onun etrafındaki bir avuç insanın iktidar ve güç hırsı memleketi sadece hukuk ve demokrasi açısından geri götürmedi" diye konulşan Yücel, sürecin ekonomiye olan zararlarından da söz etti: "Yıllardır rasyonellikten uzak ekonomi politikaları ile ülkedeki bütün ekonomik dengeleri alt üst eden bu iktidarın Hazine Bakanı Mehmet Şimşek, piyasalara güven vermek için “görevimin başındayım” diye twit ata dursun; ülkede iki yılda biriktirildiği söylenen 42.8 milyar doların 26 milyar doları buhar olup gitti. Bu koşullar altında görevinin başında olsan ne olur, olmasan ne olur Sayın Şimşek! "
"Her zaman söylüyoruz bizim derdimiz soruşturulmakla ilgili değil"
Ankara Büyükşehir Belediyesine başlatılan konser soruşturmasından da bahseden Deniz Yücel; "Sandıkta alamadıkları belediyelerimizi cebren ve hile ile almanın derdindeler" dedi ve bu soruşturmaların hukuki değil siyasi olduğunu söyledi. Yücel; "İstiyorlar ki Erdoğan’ın karşısında ondan güçlü hiçbir aday çıkmasın! Şimdi Ekrem Başkan’a yapılan haksız ve hukuksuz uygulamaları, Mansur Başkan’a da yapmanın derdindeler. Dün Ekrem Başkan’a atılan ve bugün de Mansur Başkan’a attığınız iftiralar yok hükmündedir." diye konuştu.
Ön seçim sonuçları
Cumhuriyet Halk Partisinin, 23 Mart'ta gerçekleştirdiği ön seçimin sonuçlarına da değinen CHP Sözcüsü Deniz Yücel; "Dün memleketin 4 bir yanında, millet iradesine sahip çıkmak isteyen milyonlar sandığa gitti. 81 ilde, 973 ilçede kurulan 6000’e yakın önseçim sandığı, 7000 civarında da dayanışma sandığında 15 milyon kişi oy kullanarak Ekrem Başkan’a demokrasiye ve millet iradesine sahip çıktılar" diye konuştu ve "dün kurulan sandıklarda, 86 milyon Cumhurbaşkanını belirledi. Halk bir sonraki Cumhurbaşkanının tutuklanmasına tepkisini birleşerek, dayanışarak verdi" dedi.
İktidar, halkın temiz kalbine, gülen yüzüne yenildi
CHp Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel; "Saray, bir lafına bakan talimatlı yargısıyla, tüm televizyon kanallarını zapt etmiş yandaş kalemleriyle, kirli ve iftira dolu algı operasyonlarıyla, sosyal medyayı zehirleyen trolleriyle topyekûn saldırsa da, geleceğine sahip çıkan milyonları durduramazsınız" diyerek sözlerini sonlandırdı.
"Lütfü Savaş'a Allah akıl fikir versin"
Basın toplantısı sonunda gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Deniz Yücel, CHP'ye açılan kurultay iptali davası ile ilgili de konuştu. Mahkemede bu konuda dava açan Lütfü Savaş ile ilgili soruya "Lütfü Savaş'a Allah akıl fikir versin diyorum" diyen Deniz Yücel, bu konuyla ilgili daha fazla konuşmayacağını da belirtti.