Beşiktaş’ın derbi için istediği yabancı hakem talebinin reddedilmesi, Türk futbolunda adaletin sadece kelimelerde kaldığını bir kez daha gösterdi. Peki gerçekten eşitlikten söz edebilir miyiz?

Türkiye'de futbolun en büyük sorunlarından biri, güven duygusunun her geçen gün biraz daha aşınması. Bu güvensizliğin temelinde ise “adaletin eşit dağılmaması” yatıyor.

Son örneğini Beşiktaş’ın yabancı hakem talebiyle bir kez daha yaşadık.

Adalet Sahaya İnecek mi?

Futbol sadece bir oyun değildir. Adaletin, emeğin ve eşit rekabetin sahaya yansımasıdır. Geçtiğimiz aylarda Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanan derbiye yabancı hakem atanmasını kabul eden Türkiye Futbol Federasyonu, şimdi benzer bir talep Beşiktaş’tan gelince kapıları kapattı. Neden? Ne değişti? Aynı ligde, aynı şartlarda, benzer tansiyonda bir derbi için farklı bir karar alınmasının tek açıklaması olabilir: Adalet bazı kulüpler için daha görünür, bazıları için yok hükmündedir.

İkinci Perde

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı’nın çıkışı bu noktada son derece yerindedir. “Adalet çağrımız karşılıksız kaldı” diyerek kamuoyuna açık bir tepki vermesi, sadece Beşiktaş’ın değil, Türk futbolunun içinde bulunduğu sistemsel körlüğe işaret ediyor. Çünkü mesele yalnızca bir hakem meselesi değil, adaletin gerçekten herkese eşit uygulanıp uygulanmadığıdır.

Futbolun her alanında eşitlikten söz ediyoruz. Ama eşitlik; hakem atamasında yoksa, yayın gelirlerinde yoksa, disiplin cezalarında yoksa bu sadece bir retorikten ibarettir. Taraftar artık bunu görüyor. Kulüpler bunu konuşuyor. Ve futbolun adil bir zeminde oynanmadığına dair kanaat her geçen gün daha da büyüyor.

Güvensizlik Sarmalı

Beşiktaş’ın serzenişi yalnızca hakemle sınırlı değil. Bu tutarsız kararlar, yıllardır süren “güvensizlik sarmalının” daha da derinleşmesine neden oluyor. Taraftarın sahaya, hakeme, yönetime olan inancı her geçen gün biraz daha azalıyor. Oysa adalet, sadece dağıtılması gereken bir kavram değil; aynı zamanda görünür olmalı, hissedilmelidir. Bunu göstermeyen bir sistem, ne kadar “adaletliyiz” dese de kimseyi inandıramaz.

Bugün Beşiktaş’ın hakkı yeniyor, yarın başka bir kulübün. O yüzden bu mesele bir “renk” meselesi değil, bir “vicdan” meselesidir. Adalet, herkes için varsa değerlidir. Birileri için var, diğerleri için yoksa, o artık adalet değil, sadece bir manipülasyon aracıdır.

Adaletin rengi yoktur öyle değil mi sevgili sporseverler? Ama bazen o adalet siyaha çalıyor...

Sporla Kalın.