Günlük hayatımızın her anında, sosyal medyada, trafikte, iş yerinde, hatta ailemizle bile karşı karşıya kaldığımız bir gerçek var: Anlayışın giderek yok olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bencillik her yeri sarıyor ve insanlar başkalarını anlamak yerine sadece kendilerini düşünmeye odaklanıyorlar. Peki, empati neden böylesine değerini yitiriyor?
Bencil Bir Dünyanın Gölgeleri...
Modern dünya, bireyselleşmenin bir zaferi gibi görünse de, aslında bizleri birbirimizden uzaklaştıran büyük bir tuzağa düşürdü. Kendi konfor alanımıza sığınıyor, başkalarının dertlerini göz ardı ediyor, hatta bazen farkında olmadan zarar veriyoruz.
Trafikte yol vermeyen bir sürücü, markette önüne gecen biri, sosyal medyada alay edilerek hor görülen insanlar... Bunların hepsi, karşımızdakinin hislerini düşünmeden davrandığımız anlar. Kendi çıkarımıza çok fazla odaklanıyor, empatiyi günlük hayatımızdan siliyoruz.
Teknolojinin ve Hızlı Yaşamın Etkisi...
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte insanlar arasındaki iletişim kolaylaştı, ancak samimiyet azaldı. Bir zamanlar saatlerce yüz yüze sohbet ettiğimiz insanların yerine, emojilerle dolu mesajlar geldi. Karşımızdakinin ses tonunu, gözlerindeki ifadeyi göremeden, sadece yazılarıyla anlamaya çalışıyoruz. Sonuç olarak da, gerçek hisleri kavrayamıyoruz.
Bunun yanında, hızlı yaşama alışmak bizi düşünmeden hareket etmeye itiyor. Koşturmacanın içinde, başkalarının hislerine zaman ayıramıyoruz. Birisini incittiğimizin, kalbini kırdığımızın farkına bile varmadan yolumuza devam ediyoruz.
Empati Yeniden Nasıl Kazanılır?
Kaybettiklerimizi geri kazanmanın tek yolu, farkındalığı artırmaktan geçiyor. Bir an durup, karşımızdaki kişinin ne hissettiğini anlamaya çalışmalıyız.
Konuştuğun kişinin gözlerine bak, sadece söylediklerini değil, hissettiklerini de anlamaya çalış.
Aceleyle bir karar vermeden önce, "Ben onun yerinde olsam ne hissederdim?" diye kendine sor.
Bencil davranışları fark edip düzeltmeye çalış.
Sevdiklerine gün içinde ufak ama anlamlı jestler yap.
Bu basit ama etkili adımlar, empatinin tekrar hayatımıza dönmesine yardımcı olabilir. Unutmayalım ki, anlayışın olduğu bir dünyada herkes biraz daha mutlu, biraz daha huzurlu olur.
Son Söz...
Empati, insan olmanın en büyük erdemlerinden biri. Onu kaybedersek, toplumsal bağlarımız zayıflar ve birbirimizden uzaklaşırız. Belki de dünyayı değiştirmek yerine, kendimizden başlamamız gerekiyor. Daha anlayışlı, daha düşünceli bir dünya için ilk adımı atmaya var mısın?
Sevgiyle Kalın...