Bayram geliyor. Yarın arefe günü... Bir Ramazan ayını daha geride bırakıp, Ramazan Bayramına kavuşuyoruz. Bayram benim için mutluluk, neşe, yüzde oluşan bir tebessümdür. 

Bayramların ritüelleri vardır. Arefe günü mezar ziyareti yapılır. Kaybettiğimiz büyüklerimize dua okunur. Sonra ev temizlenir. Gelecek ziyaretçiler için hazırlık yapılır. En güzel mendiller çekmeceden çıkarılır. Harçlık için hazırlanan paraların yanına konur. (Haklısınız, bu gelenek çok eskilerde kaldı.) 

Bayram sabahı en güzel giysileri giyerek, ailece bayramlaşılır. Hep birlikte yapılan güzel bir kahvaltı gevrek, boyoz, peynir, yumurta, zeytin, domates, çay... İzmir kahvaltısı yani... Sonra bu kez aile büyüklerimiz ziyaret edilerek hayır duaları alınıp, bayramlaşılır. Çocukları da bayram günü mutlu etmek çok önemlidir. Harçlık, şeker... Eskiden mendil de verilirdi.

ZAMANA AYAK UYDURALIM... 

Zaman değişiyor. Nerede o eski bayramlar diyoruz ama eskiyen bayramlar değil. İnsanlar değişiyor. Kavramların anlamı farklılaşıyor. Şimdi çocuklar, "bu şeker zararlı bunun yerine falan marka çikolata yok mu?" ya da "Amca senin enflasyondan haberin yok mu? Bu verdiğin para ile bir şey alınır mı?" diye soruyor. Şimdiki çocuklara yetişmek zor. Onların beyinleri yapay zeka ile yarışıyor. İstediği harçlığı verip kurtuluyorsunuz. Öyle mahalleye gelen atlı karınca, dönme dolap, pamuk şekerci, macuncu da kalmadı. Çatapat da yok şükür... 

Zaman akıp gidiyor. Daha dün harçlık toplayan çocukken şimdi harçlık verir duruma geldim. Onların yüzündeki gülümseme tüm yorgunluğunuzu alıyor. Çocuklara bayram geleneklerini anlatmak gerek. Bayram onların kalbinde bir başka güzel. Hiçbir zaman eskimiyor. Biz büyüyoruz. Bayramlar içimizde kalıyor. Unutmayalım içimizdeki çocuğun coşkusu ile bayram güzelliklerini yakalayabiliriz.

BAYRAM MARŞI...

Değişmeyenler de var. Barış amcanın şarkısı hala dillerde, 

"Bugün bayram erken kalkın çocuklar, giyelim en güzel giysileri, elimizde taze kır çiçekleri üzmeyelim bugün annemizi..." 

Bu şarkının ardında derin bir hüzün var aslında... Eşini kaybetmiş, çocuklarına hem baba hem de anne olmaya çalışan babanın, bayram sabahı çocuklarıyla annelerinin mezarına gidip, ona kır çiçekleri ile iyi bayramlar demeleri... Ne güzel anlatmış Barış Manço... Bu şarkı hepimiz için bayram marşı gibidir. Ruhun şad olsun. 

Başka ne değişmedi bayram neşesi, ailenin bir araya gelme çabası, birlikte kahvaltı keyfi, evde yapılan baklava, kalburabastı, komşu ve akraba ziyaretleri... Birlikte olduğumuzu bilmenin huzuru... Küslerin barıştığı, dargınların sarıldığı günlerdir bayram... Huzur içinizi sarar...

Bayram tam zamanında geldi. Yine birlik ve beraberlik dolu günler bizi bekliyor. Çıkar savaşının olmadığı, hırslarımızdan uzaklaştığımız üç gün... Hayat  temposunda alacağımız kısa bir mola... 

ANI YAŞA... 

Kimimiz tatile çıkacak, telefon ile görüntülü görüşmelerle bayramlaşacak ya da kartpostalların yerini alan toplu kısa mesajlarla geçiştirecek. Sosyal medyada paylaşılan bir postu ya da reels videoyu yeterli bulacak. Bazılarımız da evde ailesi ile mutlu bir üç gün geçirip, bayram ziyaretlerinde bulunacak. Çalışanlarda olacak elbette... Hayat tüm akışıyla devam ediyor. Önemli olan anda kalabilmek... 

Bu bayramın ülkemize huzur, evlerimize bereket, ailemize sağlık getirmesi dileğiyle... Eski, yeni demeden anın tadını çıkaracağımız nice mutlu bayramlara...

HER ZAMAN YANINIZDAYIZ... 

Bayramda gündemi takip etmek için sonmuhur.com yanınızda... Muhabir ve editörlerimiz sizi için haberdar edecek. Yine en doğru, güvenilir, tarafsız haber Son Mühür'de olacak. 

Radyo Ege de en güzel şarkılarla neşenize neşe katacak. Açın radyonuzun sesini ister yolda ister evde keyfini çıkarın zamanın...