Siyasetin, 18 Mart'tan bu yana çılgınlar gibi atmaya başladı.
İşin kötüsü, siyasetin nabzı ne zaman böyle atmaya başlasa olan ekonomiye oluyor.
Yine öyle oldu.
Damlaya damlaya biriktirdiklerimizi, kova kova boşalttık birilerinin cebine.
Bu süreçte kim ne kazandı? Kim ne kaybetti?
CHP açısından kazananlardan çok kaybedenler net gibi duruyor.
Sürecin en büyük kaybedeni Kemal Kılıçdaroğlu...
13 yıl oturduğu koltuğu Özgür Özel'e devretmesinin ardından kendini partiler üstü bir konuma getirebilecekken o ısrarla, ''CHP'deki o koltuk benimdir, geri almalıyım'' modundan çıkamadı.
Gelinen noktada süreç onu, Ekrem İmamoğlu için sandığa gidip oy kullanmak zorunda bırakacak hale getirdi.
6 Nisan kurultayı, Kemal Kılıçdaroğlu'nun aday olabilmesi için son şans...
Aday olacak mı?
Bu atmosferde zor. Hem de çok zor. Aday olmayı göze alırsa, kırıcı bir siyasete veda tablosuyla karşılaşabilir ki, Kılıçdaroğlu ne olursa olsun, bu tarz kötü bir vedayı hak etmeyecek kadar nezih bir siyasetçi.
Süreçte ikinci kaybeden Mansur Yavaş.
Yavaş'ın, anket şirketlerinin gazıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı yenebilecekmiş gibi pazarlanması Saraçhane buluşmalarında duvara tosladı.
Yavaş insan olarak, tıpkı Kılıçdaroğlu gibi alkışlanacak meziyetlere sahip.
Ancak, bu Cennet'e kim gidecek oyunu değil.
Kurtlar Vadisi'nde siyaset yapıyorsanız, kurallarına uygun siyaset yapmak zorundasınız.
Mansur Yavaş ikinci, üçüncü, dördüncü adamlıkta harikalar yaratabilir, ancak birinci adam olmaz.
Saraçhane'de mikrofonu eline alıp konuşmaya başladığı anda bu basit gerçeği anlıyorsunuz zaten.
Bu sürecin tek kazananı Özgür Özel.
6 Nisan kurultayında ya tek başına aday olur ve partiyi istediği gibi dizayn eder ya da Kılıçdaroğlu karşısında ezici bir sonuçla kazanır partiyi istediği gibi dizayn eder.
Özgür Özel, bu süreçte, Genel Başkanlıktan liderliğe uzanan bir süreç yaşıyor.
Ekrem İmamoğlu'nun büyük ihtimal uzun süre oyun sahasının dışında olacağı süreçte, sırtındaki Kemal Kılıçdaroğlu kambusundan kurtulması için 6 Nisan kurultayı büyük fırsat...