Son Mühür / Arif Enes Durak - Başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere 81 ilde binlerce vatandaş sokaklara döküldü. Ellerinde pankartlarla yürüyüşler düzenleyen protestocular, sık sık hükümete yönelik sloganlar attı. Ancak eylemlerin en dikkat çekici yönü, polisin protestoculara yönelik müdahaleleri oldu. Özellikle üniversite öğrencilerinin protestolarında TOMA’lar ve biber gazları ile müdahale edilmesi büyük yankı uyandırdı.
Çıkan arbedelerde çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Hukuki süreç ne diyor?
Yaşanan süreçle ilgili olarak vatandaşların toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını ve polis müdahalelerini hukuki açıdan değerlendiren Avukat Esra Coşkan, Son Mühür Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu.
Coşkan açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:
"Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, 1982 Anayasasının Temel Hak ve Ödevler başlıklı ikinci kısmının Kişinin Hakları ve Ödevleri başlıklı ikinci bölümünde yer alan 34. madde ile düzenleme alanı bulmaktadır. Madde, Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı başlığı ile karşımıza çıkmakta ve toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlenmesinin doğrudan temel bir hak olduğunu ifade etmektedir."
"Anayasa, yürüyüş hakkını herkese tanıyor "
Coşkan, anayasanın bu hakkı herkese tanıdığını belirterek, sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının değil, yabancı uyruklu bireylerin de bu haktan yararlanabileceğini ifade etti. Ancak, "Bu açıklama, yabancılar bakımından izin sistemine engel değildir" diyerek, yabancıların İçişleri Bakanlığı’ndan izin alarak gösteri düzenleyebileceğini hatırlattı.
Polis müdahaleleri hukuka uygun mu?
Günlerdir devam eden protestolarda kolluk kuvvetlerinin sert müdahaleleri gündeme oturdu.
Polis şiddetinin hukuki boyutuna değinen Coşkan, Anayasa Mahkemesi’nin daha önce verdiği kararları hatırlattı. Orantısız polis müdahalesinin hak ihlali olduğunu belirten Coşkan, "Anayasa Mahkemesi’nin 2014/4092 sayılı kararında 'Polis müdahalesinin orantısız olduğu ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiği belirtilmiştir.' Kararda, şiddet içermeyen toplantı ve gösterilere orantısız polis müdahalesinin hak ihlali olduğu vurgulanmıştır" diye konuştu.
Ayrıca, valilikler tarafından getirilen genel yasakların da hukuka aykırı olabileceğini belirten Coşkan, şu ifadeleri kullandı:
"Anayasa Mahkemesi’nin 2017/3618 sayılı kararı: 'Valilik tarafından getirilen genel yasakların ölçülülük ilkesine aykırı olduğu ve hak ihlali teşkil ettiği hükme bağlanmıştır.'"
Coşkan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) geçmiş kararlarına da dikkat çekerek, kamu yollarının uzun süreli işgal edilmesinin başkalarının haklarını ihlal edebileceği gerekçesiyle belirli sınırlandırmalar getirilebileceğini belirtti. Avukat Esra Coşkan, anayasa ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde herkesin barışçıl protesto hakkı olduğunu vurgulayarak Türkiye’de protestoların yasaklanması veya polis müdahaleleri konusunda sürecin dikkatli yönetilmesi gerektiğine dikkat çekti.