Son yıllarda şiddet olaylarını çok konuşur hale geldik. Nerdeyse şiddet görmemiş insana denk gelemeyeceğiz. Hem yetişkinler hem çocuklar şiddetle karşı karşıya...Şiddetin her türlüsüne karşıyız

Son yıllarda şiddet olaylarını çok konuşur hale geldik. Nerdeyse şiddet görmemiş insana denk gelemeyeceğiz. Hem yetişkinler hem çocuklar şiddetle karşı karşıya...Şiddetin her türlüsüne karşıyız 
Şiddet olayları sadece ülkemizde değil dünya toplumlarında da son yıllarda çok fazla arttığını söyleyebiliriz. Fiziksel ve psikolojik şiddet hemen hemen her ülkenin ilk gündem konularından. Kadına şiddet, çocuğa şiddet, hayvanlara şiddet, insana şiddet aslında şiddetin farklı biçimlerde ortaya çıktığını göstermektedir. Peki şiddetin artış sebepleri nelerdir?
Sokağa çıkıp konuştuğumuzda ilk sebep ekonomik sebepler olarak karşımıza çıkıyor. İkinci sebep ise sosyal medya oluyor.
Son yıllarda teknolojinin hızla gelişmesi, sosyal medya çeşitliliği, medya okuryazarlığının ülkemizde olmaması, hemen erişilebilir olmak; insanların birbiriyle olan iletişimini de olumsuz anlamda etkilemiştir diyebiliriz. Tüm bunlarla birlikte yaşadığımız ekonomik sıkıntılar, gelir adaletsizliği, sosyal eşitsizlik ve insanlarda artan stres yükü şiddeti tetikleyen önemli unsurlardır. Ekonomik sıkıntılarla birlikte artan işsizlik ve geçim sıkıntısı insanların daha öfkeli ve çaresizlik duygularını arttırarak daha şiddete eğilimli olmalarını sağlamaktadır. Son yıllarda, pandemiden bugüne toplumda artan şiddet olaylarının en temel nedenini ekonomik sıkıntılara bağlayabiliriz. Ancak teknolojinin gelişmesi ile birlikte şiddetin yayılması hem kolaylaşmış, hem de görünürlüğü artmıştır. Özellikle sosyal medya platformları şiddet içerikli görüntülerin çabucak insanlar arasında yayılmasına ve sıkça gördüğümüz görüntülerin normalleşmemesine sebep olabilmektedir. Parmağımızla ekranları kaydırdığımızda gördüğümüz şiddet olayları artık hepimiz için normalleşmiş bir durum olmuştur. Ayrıca sosyal medya platformlarında özellikle insanlar mutsuzken mutluymuş gibi davranmaları, güzellik ve mutluluk kavramlarının değişmesi ve herkesin buna ulaşmak istemesi de mutsuzlukla birlikte şiddete eğilimi arttırmıştır. Ayrıca teknoloji dünyasında siber zorbalık gibi bir şiddet biçimi de ortaya çıkmıştır. İnsanlar sosyal medya üzerinden hakaret, taciz ve tehdit gibi psikolojik şiddet türlerine maruz kalabilmektedir. Hayalet sosyal medya profilleri ve kontrolsüz içerikler insanların birbirine karşı şiddet eğiliminin artmasına kolaylaştırmaktadır.
Sosyal medyayı doğru kullandığımızda şiddetin yayılmasına katkı sağladığı gibi toplumsal farkındalık yaratma konusunda da önemli bir araç olarak kullanılabilir. Son yıllarda özellikle adli olayların duyurulması, mağdurların sesi olması ve toplumsal tepkilerin organize bir şekilde konuşulması sosyal medyanın olumlu yönleri arasındadır. Narin Güran cinayeti buna sadece bir örnektir. Nice olaylar sosyal medya sayesinde kamuoyunda yer bulmuştur. Ancak yanlış bilgiler dezenformasyon ya da manipülatif içerikler, halkı hareketlendirerek şiddeti daha fazla teşvik etme riskini de beraberinde getirebilir.
Şiddet, sadece yetişkinler arasında değil, çocuklar arasında da çok ciddi bir yükselme eğrisi göstermektedir. İstanbul Kadıköy’de uğradığı bıçaklı saldırı sonrası hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi en son yaşadığımız acı olaydır. 
Şiddetin önlenmesi için eğitim sistemine daha fazla psikososyal destek programlarının dahil edilmesi değerlendirilmelidir. Çocuğun aile içindeki iletişimi güçlendirilmeli, bireyler şiddetle baş etme konusunda bilinçlendirilmelidir. Yine sosyal medya platformları ve ülkeler, şiddet içeriklerinin yayılmasını engelleyici katı kurallar uygulamalıdır. Dünyanın birçok ülkesinde çocukların sosyal medya kullanımı yasaklanırken ülkemizde de bu konu gündemdedir. Burada niyet yasaklamak değil, daha bilinçli ve şiddetten uzak bir nesil yetiştirmek olmalıdır. Şiddetin önüne geçebilmek için hem bireysel hem toplumsal ve dijital dünyada önlemler alınmalı ve bilinçlendirme çalışmaları arttırılmalıdır. Medya okuryazarlığı toplumda arttırılmalı; daha mutlu ve daha sağlıklı nesiller yetiştirilmelidir. 
Şiddetten uzak, mutlu ve sağlıklı yarınlara.
RADYO EGE YANINIZDA...


Ege Bölgesi oldukça dağlık bir bölge olduğu için radyo yayınları bazı yerlerde yeterince verimli olmuyor. 
Bölgenin en güçlü sesi RADYO EGE belirli noktalara vericiler koyarak yayın ağını gün geçtikçe daha da genişletmekte... Seferihisar'da tek radyo olan radyonuz şimdi de Tire, Bayındır, Ödemiş ilçelerinde dinlenmekte... Tire ve Ödemiş yayınlarının başlamasından dolayı o bölge yaşayanları çok mutlu oldu. Geçen hafta Tire Belediye Başkanı  Hayati Okuroğlu'nun makamından Egelilere seslendik. Başkan Okuroğlu, Tire'ye bir özel radyo gelmesinin gururunu yaşıyordu. Hem Tirelilere hem de bölgeye mesajlarını iletti. İlçenin sokaklarında gezerken halkın ilgisini görmekte çok güzeldi. Taksi şoförünün camdan seslenip, "sizi dinleyerek yolculuk daha keyifli" demesi bizimde yorgunluğumuzu aldı. Dükkânlardan radyonun sesini duymak, esnafın "hayırlı olsun hoş geldiniz" sözleri doğru bir iş yaptığımızın göstergesi... Artık Tire, Bayındır ve Ödemiş'in de sesi olduk. 


CANLI YAYINLARA DEVAM...


Radyo Ege açılışlar ve özel günlerde stüdyosunu dışarıya taşımaya devam ediyor. Bu ay birçok noktada o renkli ortamı dinleyicilerimize anlattık. Onlara hediyeler verdik. Çetaş Sevgililer gününde çiçek mezatından seslendik dinleyenlerimize. Forbest Ulukent açılışı, Ermat ödül töreni, Velioğlu'nun yeni cafesi Voffee Loc'un açılışı en geniş şekilde radyonuzdaydı.


ŞİRİNYER'DE BULUŞTUK...


Hafta içi her gün Balamir ile Yol Saati programının ana sponsoru olan Velioğlu'nun pastalarının tadını biliyoruz. O pastaların lezzeti kahvenin muhteşem aroması ile ikiye katlanacak. Şirinyer İzban istasyonunun karşısında açılan Voffee Loc şimdiden lezzetin durağı oldu. Açılış töreninde bir saat özel bir yayınla dinleyicilerle buluştuk. Yanımda dinleyicilerimiz, sevgili Mustafa Karslıoğlu, Tunç Erciyas ve Bahar Ören vardı. Merkezde de Yayın Yönetmenimiz Eylem Aslan... Yayının nasıl geçtiğini anlamadım. 


Tüm Radyo Ege ekibi Voffee Loc kahvesinin ve Velioğlu'nun dillere destan tatlılarının tadına baktık. Kahve çeşitleri gelen dinleyiciler tarafından da çok sevildi. Ramazan ayının arefesinde kahveye doyduk.


HAYIRLI RAMAZANLAR...


Ramazan ayına giriyoruz. Eskiler "Ramazan bereketi ile gelir" der. Ancak çarşı pazar karışık. İftar sofraları kolay hazırlanmayacak gibi. Peynirin, zeytinin fiyatları belli... Pastırma bu yıl soframızda yer almayacak. Hurma ile selamlaşmak bile zor! Bir çorba, bir zeytinle doyacağız gibi.... Ramazan ayının vazgeçilmezi pide ise 30 TL... Sahur ve İftar sofraları pahalı... Dışarıda iftar yapmak da çok daha zor artık. Emekliler bayram ikramiyesini bilse ona göre harcama yapacak ama henüz belli olmadı. Bu arada İzmir Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayı boyunca kentin dört bir yanında iftar sofraları kuracak. Belediye günde 15 bin kişiye Kent Lokantalarında özel iftar menüsünü 80 lira olarak sunacak. Ayrıca sosyal takip sistemine kayıtlı 50 bin kişiye nakdi ve gıda desteği verecek.
Ramazan bereketini bekliyoruz. 


Herkese hayırlı Ramazanlar diliyorum. Bayramda buluşmak üzere...