Eskiden bayram denince içimiz kıpır kıpır olurdu. Şimdi ise, o eski bayramların tadını alamıyoruz. Eskiden bayram bir başka olurdu, çünkü bayram sadece bayram değildi; sevinçti, özlemdi, paylaşmaydı, birlikti. Şimdi bayramlar var ama ne tat var ne tuz...
Farkında mısınız? çocukların bile bayram umrunda değil. Kimse kapı kapı dolaşıp şeker toplamıyor. Büyüklerin elleri öpülmüyor, hayır duaları alınmıyor. Telefon mesajlarıyla bayram kutlamak, büyüklerin kapısını çalmaktan daha kolay geliyor artık. Eskiden bayramlaşmaya gitmek bir görev değil, bir mutluluktu. Şimdi ziyaretler azaldı, misafirlikler kısaldı.
Eskiden bayram sofrası demek, bereket demekti. Sofralar donatılır, aç kalan doyurulur, küs olan barıştırılırdı. Şimdi herkes kendi derdine düşmüş, bayramın paylaşmak olduğunu unutmuş. Herkes telefonunun başında, sanal dünyada "iyi bayramlar" yazıp geçiyor. Ne bir kucaklaşma, ne bir içten tebessüm...
Yeni dönemin modası birde bayram tatili var, bayramın ruhunu iyice öldürdü. Eskiden bayram tatilini büyüklerle geçirmek bir görev değil, keyifti. Şimdi bayram tatili deyince akla sadece tatil beldeleri, oteller geliyor. "Büyüklerin gönlünü alsak mı?" diye düşünen yok, herkes deniz kenarında, sosyal medyaya tatil fotoğrafı atma derdinde.
Bayram, eskiden fakiri, yetimi sevindirmekti. Çocukların eline harçlık tutuşturmak, komşuya tabakla tatlı göndermekti. Şimdi herkes bireyselleşti, kimse kimseyi düşünmez oldu. Çocuklar bayram harçlığı beklerdi, şimdi dijital oyun kartları almanın peşinde.
Ne oldu bize? Bayramlar niye eski tadını kaybetti? Biz mi değiştik, dünya mı değişti? Eskiden bayramda herkes mutlu olurdu, şimdi bayram gelince eski bayramları özlüyoruz. Çünkü bayram sadece bir gün değil, bir duyguydu. O duyguyu kaybettik.
Yine de umut var mı, elbette var.
Eğer biz eski bayramları özlüyorsak, demek ki içimizde hâlâ o bayramların ruhu yaşıyor. Belki de biraz gayretle, eski bayramları geri getiremeyiz ama en azından o sıcaklığı, o samimiyeti tekrar yaşatabiliriz.
Bayramları bayram gibi kutlayabiliriz. Büyüklerimizin kapısını çalabilir, çocukları sevindirebilir, küsleri barıştırabiliriz. Bayramı sadece tatil değil, bayram gibi yaşamak elimizde.
Unutmayalım, bayram sadece takvimde bir gün değil, yüreğimizde yaşattığımız bir duygudur. O duyguyu kaybetmezsek, bayramlar yine bayram olur.
Bayramınız bayram gibi olsun...
İyi bayramlar…